10/4/2006
Bulundugu yer: Siirlerim

Peygamberim Uludur
Peygamberim uludur,
Abdullah’ın oğludur,
Güzel adı: Muhammed,
Yolu, Allah yoludur.

Annesidir Âmine,
Nur yağdı o an evine,
Gördü tatlı rüyalar,
İmrendi gökyüzü zemine,

Doğdu Hakk’ın güneşi,
Doğmadı hiçbir eşi,
Beş yüz yetmiş bir yılı,
Söndü şirkin ateşi.

Bastı altı yaşına,
Kaldı bir tek başına,
İnci gibi, annesi,
Üzüntüler, boşuna.

Hak dindirir her yası,
Dedesiyle amcası,
Hemen kanat gerdiler,
Büyüdü gül goncası.

Kırk yaşına değince,
Peygamberlik verildi,
Allah birdir! Deyince,
Putlar yere serildi!

Herkes kördü sağırdı,
Gelin! diye bağırdı,
Hakk’ın doğru yoluna,
İnsanları çağırdı.

Sürü sürü günaha,
Karşı duran O oldu,
İnsanları felaha,
Kavuşturan O oldu.

Yirmi üç yıl didindi,
Taşı, yastık edindi,
Aydınlattı cihanı,
Getirdiği Hak din idi.

Altmış üç yıl yaşadı,
Alnı açık, yüzü ak,
Anıldıkça pak adı,
Selâmlanıp duracak.


Yorumlar ( yok ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı


10/4/2006
Bulundugu yer: Siirlerim

İstiklar Marşı

 

İstiklal Marşı


 


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;


Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.


O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;


O benimdir, o benim milletimindir ancak.



Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!


Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?


Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...


Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.


Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!


Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.


Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.



Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,


Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.


Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,


'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?


Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.


Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.


Doğacaktır sana va'dettigi günler hakk'ın...


Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.



Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:


Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.


Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:


Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?


Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!


Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,


Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.



Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:


Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.


Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,


Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.


O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,


Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,


Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;


O zaman yükselerek arşa değer belki başım.



Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!


Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.


Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:


Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;


Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!


YAZAN:Mehmet Akif Ersoy


 

EKLEYEN:Ertuğrul GAMGAM


Yorumlar ( yok ) :: Yorum Yaz! :: Baglantı



Görüşlerinizi Bildirin

. : : Defteri Oku
. : : Deftere Yaz

Menü
Kategorilerim

1 sayfadan 1 . sayfa
geri | ileri

"Kuyruğunu kendine batırmıştı ki akrep durdurmak için zamanı , yetişti peşinden yelkovan: Dur! dedi , henüz gelmedi zamanı intiharın , henüz bitmedi tarihin macerası…"
: : : : DAL RÜZGARI AFFETMİŞTİR AMA; KIRILMIŞTIR BİR KERE... : : : :

MaSuM Sevgi

codeHTML